• Bamteli

    EY İNSAN, KIYMETİNİ BİL!..
  • KIRIK TESTİ

    YARATAN BİLİR, DİLEDİĞİNE DİLEDİĞİNİ VERİR!..

KIRIK TESTI

YARATAN BİLİR, DİLEDİĞİNE DİLEDİĞİNİ VERİR!..

* Soru: Bir sohbette, “أَلَا يَعْلَمُ مَنْ خَلَقَ وَهُوَ اللَّطِيفُ الْخَبِيرُ” ayet-i kerimesinin gölgesinde yapılan duaların makbul olacağı ifade edilmişti. Bu ilahî beyanın zikrinde hangi mülahazalar söz konusudur?

* Evet, selef-i sâlihînden bazıları “Yaratan yarattığı mahlûkunu hiç bilmez olur mu? (İlmi her şeye nüfuz eden ve her şeyden haberi bulunan) Latîf ü Habîr O’dur.” (Mülk, 67/14) meâlindeki ayetin şefaatiyle ve onu mülahazaya alırken yakaladıkları iman ve inanmışlık ufku sayesinde dualarına icâbet edileceğine, arzularının gerçekleşeceğine inanırlarmış.

* Doğrusu, kısaca meâlini verdiğim beyan-ı ilahînin uzak-yakın tedaî ettirdikleri umumen mülahazaya alındıktan ve onun kazandıracağı ruh haletiyle Hazreti Latîf ü Habîr’e tam ilticâ edildikten sonra yapılacak duaların makbul olduğu/olacağı âşikârdır. Zira, o şekilde dua eden insan, halini bilen, sesini duyan, kendisine acıyan ve bütün ihtiyaçlarını gidermeye gücü yeten bir Hâlık-ı Kerim’e seslendiğinin farkındadır ki duanın kabulü için bu şuur olmazsa olmaz bir şarttır.

* Rabbimiz, şimdiye kadar Senin kapının tokmağına dokunanlardan hiçbirisini boş olarak geriye çevirmedin. Senin kapında ihtiyaç izhar edenlerden boş dönen hiç olmadığı gibi hiçbir pişman da o kapıdan kovulmamıştır; O kapı senin kapın, onun başkalarından farkı da her gelene affındır. Şimdi biz de bu kapının dilencileriyiz, bizi sevindireceğinden de eminiz. Rabbimiz, yakarışlarımıza icabet buyur!.. | DEVAMI…

Bamteli Özel

EY İNSAN, KIYMETİNİ BİL!..

* Bütün istek ve beklentilerini dünyevî nimetlere bağlayanların ahirette nasipleri yoktur; müminler, dünyada “hasene” arzulamanın ötesinde ukbâ iyilik ve güzelliklerine de taliptirler.

* “İstikamet sahibi olmaya bak, kerâmet sahibi değil.” Aslında, en büyük keramet de aralıksız Kur’ân ahlâkıyla yaşamaktır.

* Bazı yerler, eşyanın perde arkasına, hatta verâların verâsına açılma adına menfez gibidirler ki, Tûr-i Sînâ ve Beled-i Emîn o mekânların başında gelmektedir.

* İnsan, iç ve dış donanımı, kaynağı Hak inayeti güzellerden güzel sureti, vicdanî genişliği ve mahiyet zenginliği ile bir kıvam örneği ve “ahsen-i takvîm” âbidesidir.

* Allah, imhâl eder fakat ihmal etmez; verilen mühleti değerlendiremeyen, bilakis ömrünü cismâniyet mahbesinde geçiren kimseler, her an biraz daha gayyaya gömülür ve “esfel-i sâfilîn”e doğru sürüklenirler.

* Çirkin söz, hal ve fiillere aynıyla karşılık vermesi ve dilini/kalbini güftügû girdaplarına salması, her şeyden önce, insanın ahsen-i takvîm üzere olan kendi mahiyetine karşı saygısızlıktır.

* Ruhuna yabancı kimselerin güdümüne girme, başkalarının düşünce çağlayanları içinde bilemediğim bir hedefe sürüklenme; ayağa kalk, kendin ol ve gaye-i hayaline doğru iradî olarak yürümeye bak!.. | DEVAMI…

Son Yansimalar

HAFTANIN HADÎS-İ ŞERÎFİ – 6 Haziran 2016

HAFTANIN HADÎS-İ SERÎFİ ELMAS DEMİRCİ ÖRSÜNE KONMAZ

Ubade İbni Sâmit (radıyallahu anh) nakletmektedir:

Rasulûllah Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuşlardır:

“Fatihatü-l Kitab’ı (Fatiha Suresi'ni) okumayanın namazı yoktur!”

| DEVAMI...

Sizden Gelenler
Kitap Özetleri
Kur'an İklimi
Ortak Hatim
Sabah*Akşam Duaları
Hacet Duası